Günlerdir ugarasiyorum kendime ait olan bir sitede türkce harflerini yazabilmeyi ama bir türlü basaramiyorum. Destek ekibini aradan, interneti taradım ama bir türlü olmuyor. Kime danisacagimi sasirdim ftp server olsun, dosyalar olsun. Anladigim anlamadigim alandara kodlara girdim değiştirdim ama hala ayni sorunu yasiyorum. İnsanin pes edesi geliyor resmen. Tam bir aydir bu sorunu çözmeye calisiyorum ama hala derdime deva bulamadım..bakalim daha kac ay ugrasacagim. İstiyorumki sitem kusursuz yayimlansin ve herkes http://www.tum-casino-bonuslari.com sitemede bulunan oyunlari bedava denesin, oynasin, keyfine baksin. Sabir sabir ya sabir diyorum çünkü aklima başka bir sey gelmiyor. Simdi bilgi sayar uzamni olan bir arkadasima danisamcagim bu sorunu, bakalim yardimci olabilecek mi. Eminim ki bir ufak degisiklikl ile bu sorun çözülecek ama nerede ve ne zaman ve hangi hatayi yapıyorum acaba? Herkese kolay gelsin.

Sessiz ve huzurlu yaz akşamlarında balkonda oturmayı seviyorum. Balkondan sahili seyrederken insanların bir kordon boyu kadar geçen sürede hayatlarını analiz edebiliyorum. Mesela tartışan ya da hiç ayrılmayacakmış gibi sarılıp yürüyen çiftler çok masum görünüyorlar. En çok dikkatimi çekenler ise sahilin kalabalığından kurtulmak için deniz kıyısını tercih edenler. Dalgakıranlarda sandalyeleri ile birlikte oturan ve termoslarındaki çayı yudumlayan insanlar. Yolun diğer tarafında ise müziğin son seste olduğu kafeler ve publar gençler için uğrak yeri. Benim bulunduğum açıdan baktığınız zaman kocaman sahilin aslında her kesime hitap ettiğini görebilirsiniz. Sessizliği ve yakamozu seyretmek isteyenler dalgakıranları, eğlenceyi ve müziği tercih etmek isteyenler yolun karşısında duran kafeleri, akşam yürüyüşü yapmak isteyenler ise bu iki köşe arasındaki yürüyüş yolunu tercih ediyorlar. Ben ise bu üç farklı noktaya bakmayı sevdiğim balkonumu tercih ediyorum. www.turkce-casino.org onların sahilde yaptıkları keyfi ben de balkonumda yapıyorum. 

Sosyal medyanın önemini hatırlatmaya gerek yok. Her gün girmeyen yoktur sanırım. Ayrıca hemen hemen herkesin birden fazla hesabı vardır sosyal ağlarda. Hal böyle olunca her gün, yüzlerce insanın yazdıklarına, paylaştıklarına şahit oluyoruz ve bu bizi bir yerde sosyalleştiren bir etken.  Ülkemizde ve yurt dışında tanımadığımız yüzlerce insanı aynı anda takip etmek son derece zor olsa da insanlar bunu bir tutku olarak devam ettiriyorlar. Sanat camiasının ve daha çok popüler insanların genelde twitter uygulaması ile sosyalleştiklerini gözlemlemekteyiz. Yani facebook ve diğerlerine nazaran twitter, daha çok ünlü kişilerin uğrak yeri konumunda.

Twitter’da en çok takipçisi olan kişinin kim olduğunu öğrenmek isterseniz, hemen söyleyeyim : Cem Yılmaz… Ünlü komedyenin bugün son açıklanan takipçi sayısının dört buçuk milyon civarında olduğu açıklandı. İşin ilginç tarafı ise Cem Yılmaz’ın sosyal ağları pek kullanmaması :) Garip ama gerçek dedikleri bu olsa gerek.

Bazen insanın özellikle gece saatlerinde çalışması gerektiğinde imdadına kahve yetişiyor. Örneğin, bugün yetiştirmem gereken bir çok ödev ve iş var ve onları yazarken, son dönemlerde olduğu gibi biraz uykusuz kalacakmışım gibi görünüyor. Son dönemlerde böyle durumlarda imdadıma hep kahve yetişti ve ne kadar yorgun olursam olayım işler bitene kadar uyanık kalmamı sağladı. İşin ilginç tarafı da şu, kahveyi biraz fazla kaçırırsam da, işlerim bitince, yorgun da olsam uyku tutmuyor. Böylelikle düzgün uyuyamadığım için yorgunluğum da biraz daha katlanıyor. Ama olsun, en azından işlerimi biritecek enerjiyi bana sağlıyor, bu yüzden de kahveyi seviyorum. Ayrıca kahvenin tadını da çok sever oldum son zamanlarda, galiba artık çay değil kahve tercih eden bir insan olacağım. Bugün de bu gidişle biraz fazla kahve içmem gerekecek ve işlerden sonra uyku tutmazsa slot oyunlarım beni bekliyor olacak.

Alt kat komşumuzun salak oğlu sanırım Trompet çalmayı öğreniyor. Trompet mi değil mi aslında tam olarak emin değilim ama sesi Trompete benziyor. Bir müzik aleti çalmayı öğrenmeye başlaması değil sorun. Bu çocuk neredeyse bir yıl olmasına karşın hala ki tane notaya doğru basmayı öğrenemedi. Aklımı yitirmek üzereyim. Bazen durmaksızın anlamsız sesler çıkarıyor ve bu durumdan son derece zevk alıyor. Çocuk dediysem ufak değil neredeyse 30 yaşında adam. Uyarmış olmama rağmen aynı eylemi tekrar ediyor olmasından dolayı geçen gün resmen salonun ortasında küfürler ederek tepindim. Kafalarında zıplamış olmamdan dolayı aniden sesi kestiler. Ettiğim küfürleri de duyduklarından eminim. Böyle bir işkenceye kimse maruz kalmak istemez. Madem çalamıyorsun vazgeç, bırak. O tepinmeden sonra kendimi rahatlatmak için www.gazino-flas-oyunlari.com oyunları sitesinde biraz oyun oynadım. O trompet çalamayan çocuğun mu yoksa benim sinirimden mi bilemiyorum çok şanslı bir eldi benim için.

Biz erkekler bir araya geldik mi ya futbol ya da casinodan bahsederiz. Hanımlar da bize kızar. Ama onlar da kendi aralarında iyi anlaşıyorlar. Dedikodu, moda, alışveriş, şıklık, makyaj falan derken ayrı konularımız var. Ama bir konuda birleşir gibiyiz bu günlerde. Sami ve eşi evde blackjack yarışması yapıyorlarmış. Hep de eşi Nurten hanım kazanıyormuş. O söylemedi ama Nurten hanım ballandıra ballandıra bize anlattı. Sonra tıklayıp o siteye girdik eşlerimizle yarışma yaptık. Hakikaten de eşlerimiz bizden iyi casinocu çıktılar. Hanımlar erkekleri yendi. E tabii birer güzel hediyeyi de hak ettiler. Dışarı çıktık akşam güzel bir eğlence mekanına gittik. Yemek yedik müzik dinledik dans ettik. Yol üstünde kırmızı güller satılıyordu birer tane de gül aldık eşlerimize. O gece çok mutlu oldular. Artık hep casino oynarız sizinle dediler. Biz birbirimize bakıp gülüştük.

Öfkeliyken insan kendini kaybediyor çoğu zaman. Öfkeli durumdayken herhangi bir karar vermemek lazım. Öfke kontrolü diye bir şey var ve bu tamamen sizin elinizde olan bir şey. Yani öfkeli ve sinirli olduğunuz durumlarda mümkün olduğunca kafanızı dağıtmaya çalışın. Yani yeni bir şeyler yapmaya çalışın. Mesela evdeyseniz dışarı çıkın. Dışarıdaysanız sinemaya gidin. İçinizdeki öfkeyi azaltma adına kendinize yeni meşgaleler edinin. Bunların hiçbirisini yapamıyorsan telefonundan oyun oyna. Hırsını burada göster içindeki öfkeyi buraya boşalt.

Öfke ve sinir, insana sonrasında çok pişman olacağı kararlar vermesine, yanlış yollara götüren eylemlerde bulunmasına kadar kötü sonuçlar doğurabiliyor. Oyun demişken, ben çok sinirli olduğum zaman cep telefonumda mobil oyunlar oynamayı çok seviyorum. www.mobil-casino-oyunlari.com da hele sürekli rekorlar kırıyorum. Adamlar, normal masa üstü bilgisayarlarınızda oynayacağınız casino oyunlarını cep telefonlarına taşımışlar, ne de iyi etmişler. En çok da sinirli olduğum zamanlarda ilaç gibi geliyor.

Uzun otobüs yolculuklarını çok kişi sevmez ama ben severim. Bir sürü farklı şehirden geçiyorsunuz ve aynı zamanda kendinizi dinleme fırsatı da buluyorsunuz. Yolculuk sırasında camdan dışarıya bakarken kendimle baş başa kalabiliyorum. Uçakla daha çabuk gidiliyor orasını kabul ediyorum ama yine de otobüs yolculuğu kadar insanı kendine döndüremez. Trenler de aynı şekilde. Hele trenle gece yolculuğu yapmak kadar keyifli olan bir şey yoktur. Gemi yolculukları da eğlenceli ama maalesef ülkemizde deniz taşımacılığı çok fazla gelişmiş değil. Sadece hızlı deniz otobüslerine ağırlık veriyoruz. Bir tatilimizi uzun bir gemi yolculuğunda geçirmiştik. Akdeniz kıyılarında dolanarak Avrupa’nın diğer ucuna kadar gittik. Açık deniz huzuru bambaşka. Tabi yanınıza bir yoldaş alırsanız çok daha eğlenceli oluyor. Eğer yola yalnız çıkacaksam tabletimi de yanıma alıyorum. Uzun yolda vaktimin bir kısmını online casino oyunları ile geçiriyorum. Bir tık ile hemen ulaşabiliyorum.

 

Ne zaman yeni bir yazı yazsam çok mutlu oluyorum. Müzik ruhun gıdası derler ya hani, bence de doğru bir söz. Müzik, gerçekten de insanı çoğu zaman rahatlatıyor, gevşetiyor. Benim için ise müziğin yanı sıra yazı yazmak da çok keyif aldığım ve rahatladığım bir eylem. Her bir şeyler karaladığımda mutlu oluyorum, yazımı tekrar tekrar okuyup okuyucu gözüyle kendime notlar veriyorum. Bir öğretmen edasıyla kendimi sınava tutuyorum ve eksik gördüğüm tarafları, yine kendime çekinmeden anlatıyorum. Bazen yazılarımı yazarlara ayda ilgililere gönderiyorum. Olumlu tepkiler aldığımda ise haliyle daha bir sevincim katlanıyor.

Bazı zamanlar o kadar dolu oluyor ki içim, bir makine düzeneği gibi seri yazılar yazıyorum, bu halimi olumlu bir şekilde değerlendirmek istiyorum. Makine demişken, yazı yazarken http://www.slots-makina.com da vakit geçirmeyi de çok seviyorum. Bu sayede daha pozitif ve enerjik yazılar ve paylaşımlarda bulunuyorum.

Aranızda gözlük takan var mı bilmem ama bundan on sene öncesine nazaran gözlük kullanımının daha fazla arttığını sanırım herkes net bir şekilde görüyordur. Bilgisayar teknolojisinin hayatımızın neredeyse tamamını ele geçirmesiyle beraber sabah iş hayatımıza gittiğimizden akşam mesaisine, sonrasında da evimizde dahi hala bilgisayarın başında geçirdiğimiz zamanlar sonrasında insanın gözleri de haliyle çok yoruluyor ve bir yerde ‘stop’ diyor. Bu konuda teknolojinin bu tarz mağdurlara en büyük hediyesi ise lazer teknolojisi. Yarım saati bulmayan bir ameliyatla gözlük takma derdini ortadan kaldıran ve gözleri eski performansına ulaştıran bu teknoloji hala insanları tam anlamıyla tatmin etmemekte.

Gerçi göz doktorlarının dahi birçoğunun hala gözlük kullandığını görünce tezimiz doğru görünüyor. Güven konusunda netent online casino oyunları önereceğim ve sonuna kadar da kefil olabileceğim oyun türlerinden. Bu casino oyunlarıyla dünyanın dört bir yanından kişilerle aynı masada oyun oynamak mümkün.